"Matrix'in Mesajı Neydi?" Paneli

19 Kasım 2003 tarihinde, Matrix serisinin üçüncü filmin gösteriminin ardından, Matrix’i bir bütün olarak değerlendirmek amacıyla, Boğaziçi Üniversitesi Mithat Alam Film Merkezi’nde “Matrix’in Mesajı Ne?” başlıklı bir söyleşi düzenledik. Söyleşiye konuşmacı olarak felsefe bölümü hocalarından İlhan İnan, dergimiz yazarlarından Murat Güney, Sinema.Com sitesinden Enis Küçüktepepınar ve yayımcı Halil Gökhan katıldılar. Yüzden fazla izleyicinin ilgiyle takip ettiği ve yoğun biçimde katıldığı bu keyifli söyleşiyi aktarıyoruz…
Okumaya devam et

Reklamlar

Küflenmiş Gerçekliğin Son Sahnesi: Matrix Devrimleri

Matrix serisinin ilk filmi 1999’da sinemalarda vizyona girdiğinden bu yana aradan dört yıl geçti. İkinci filmin gösterildiği ve üçüncü filme dair spekülasyonların özellikle son aylarda ayyuka çıktığı bu dört yıl içinde filmin evreni, hayranları ve eleştirmenlerinin ötesine taşarak daha önce hiç bilimkurguyla ilgilenmemiş sinema izleyicisinden günlük gazetelerin köşe yazarlarına, dini cemaatlerden felsefe topluluklarına değin yayılarak bir hayli genişledi. Böylece bugün, Matrix, sinema tarihinde çok az sayıda filme nasip olan, kült filmler kategorisinde tartışmasız sağlam bir yer edinmiş oldu. Peki neydi Matrix’i döneminin tüm diğer filmlerden ayırarak baş köşeye yerleştiren?
İlk bakışta Matrix filmlerinin içeriğinin ve gündeme getirdiği tartışmaların çok da yeni, çok da özgün olmadığı söylenebilir. Filmin beslendiği kaynakların başında gelen siberpunk akımı ve Japon anime filmleri henüz 80’lerin başında ortaya çıkmış; sanal gerçeklik ve yapay zeka temalarını merkezine alan son derece nitelikli ve derinlikli iki film, Blade Runner (1982 tarihli filmin “yönetmenin kurgusu” versiyonu 1992 yılında piyasaya sürülmüştü) ve Dark City (1998) ise 90’ların gündeminde yer etmişti. Ne var ki, gerek siberpunkın gerekse adı geçen bu filmlerin, kendi hayran kitleleri, geleneksel bilimkurgu takipçileri ve bir grup düşünür dışında yankı uyandırdığını söylemek güçtü.
Okumaya devam et