Davetsiz Misafir Röportaj Videoları Youtube'da

video_dm.jpgDavetsiz Misafir Röportaj Videolari Youtube’da !

TRT 2’de Hemen Şimdi Programı’nda Yayınlanan Davetsiz Misafir Röportajı
http://www.youtube.com/watch?v=DYV4EhygtSA

SkyTurk’te K. Murat Güney ve Prof. Dr. Gediz Akdeniz’in Birlikte Katıldığı Canlı Yayınlanan Söyleşimiz
(4 Bölüm Halinde)
1- http://www.youtube.com/watch?v=Datr6Vo6K-8
2- http://www.youtube.com/watch?v=WqkxKRSiWHw
3- http://www.youtube.com/watch?v=jB5B_Y8EcgU
4- http://www.youtube.com/watch?v=qL4jjK-WBcE

Açık Radyo’da Rahmi Öğdül ile kitabımız “Başka Dünyalar Mümkün” üzerine gerçekleştirdiğimiz söyleşi
(4 Bölüm Halinde)
1- http://www.youtube.com/watch?v=NLTMAp3fDhQ
2- http://www.youtube.com/watch?v=sFLiGleFD_A
3- http://www.youtube.com/watch?v=XyPRpbzkFkU
4- http://www.youtube.com/watch?v=WdVriUteo3c

2008 TBD Bilimkurgu Öykü Yarışması İçin Başvurular Başladı

Türkiye Bilişim Derneği (TBD) Bilişim Dergisi tarafından bu yıl onuncu kez düzenlenen Bilimkurgu Öykü Yarışması için başvurular başladı. Bu yıl ilk kez yazarların belli konularda öykü yazması bekleniyor. Yarışmaya son başvuru tarihi 15 Temmuz 2008.

10. Bilimkurgu Öykü Yarışması’nın konuları şöyle:

– İyi Yönetim, Kötü Yönetim, Sıkı Yönetim, Yönetim: Gelecek zamanlarda ülkemiz ya da dünyamız (galaksimiz, evren, vb) nasıl yönetilecek? Başka yönetim biçimleri, teknolojinin katkısıyla başka seçim yolları bulunabilir mi? Politika ve politikacı toplumsal yaşantı için gerekli mi? Gelecekte kim kimi yönetebilir? Yönetemeyen insanın dramı nasıl olabilir? Yöneticiler “insan” olmak zorunda mı?
– Trafik Karmaşası: Büyük kentlerin trafik karmaşası gelecekte de sürecek mi? Bu soru dilenirse deniz, hava, uzay, düşünce ve zaman gezginleri trafiği vb bağlamda ele alınabilir.
– Çok İşlevli Teknolojik Aletler: Boyutları küçülürken işlevleri artan teknolojik aletler, gelecekte hangi yetkinlik düzeyine ulaşabilir? Bu teknolojik aletlerin insan yaşamına ne tür katkısı olabilir? Yoksa söz konusu olan katkı değil köstek mi? İletişimi, eğlenceyi, öğrenimi, çalışmayı, hatta tedaviyi gerçekleştirebilen çok işlevli bir teknolojik alet aşkla nasıl ilişkilendirilebilir? Kendi küçük, yeteneği büyük bu aletler bizlerden neler alır, bizlere neler verir?

Son başvuru tarihi 15 Temmuz 2008 olan TBD Bilişim Dergisi Bilimkurgu Öykü Yarışması’nın sonuçları 31 Ekim 2008 tarihinde açıklanacak. Herkesin katılabileceği yarışmada birinci gelecek yarışmacıya dizüstü bilgisayar verilecek. Dereceye giren öyküler TBD web sitesinde, Bilişim Dergisi’nde yayınlanacak ve bu öykülerden bazıları bir öykü seçkisinde yer alacak. Yarışmanın seçici kurulu Hikmet Temel Akarsu, Bülent Akkoç, Laurent Mignon, Necdet Kesmez ve Serdar Kuzuloğlu’dan oluşuyor.

Yarışmaya ilişkin ayrıntılı bilgi ve başvuru için: www.tbd.org.tr

Bir Yıl Sonra Bugün…

hrant_dink2.jpgRakel Dink:

“Sevgili kardeşlerim
Önce gelin şu lirik yalnızlığımızı paylaşalım. Bırakın anlaşmayı yoklayın yüreklerinizi.
Bir yıl sonra onu yaşamak için yine buradayız. Burada, onun kanını suyla sabunla temizlemeye çalıştıkları kaldırımdayız. Bu kaldırım bu şekilde temizlenebilir mi?
Kardeşlerim
Kanın sesi ancak adaletle susar. Sizler bugün adalet için bugün buradasınız, sessizliğinizde adalet çığlığı yükseliyor.
Katilin eline bayrak verip poster çektirenlere adalet ne yaptı?
Sadece görüntüleri basına verenlere dava açtı. Stadyumlarda hepimiz Ogün’üz diye bağıranlara ne yaptı ülkemin adaleti?
Daha katil yakalanmadan silahın markasına kadar bilen jandarmalara ne yaptı ülkemin adaleti?
Eşime haddini bildirmeye çalışan vali yardımcısına ne yaptı ülkemin adaleti?
Diyorlar ki, “301’den kim hapse girdi?” Ben de diyorum ki, Hrant Dink’i yaşatsalardı da keşke hapse girseydi. Çünkü yaşasaydı, bugün hapiste 3 aydır yatıyor olacaktı.
Bizi acılarla akraba ettiler. Maalesef kardeşlik de bugün cesaret istiyor. Ama asıl yaşamak cesaret ister, umut cesaret ister, adalet cesaret ister kardeşlerim.”

Kitabımız "Başka Dünyalar Mümkün" Çıktı!

baskak1.jpgBilimkurgu, ütopyalar ve siyaset üzerine dünyaca ünlü bilimkurgu yazarları ve edebiyat eleştirmenlerinin kaleme aldığı makaleleri bir araya getirdiğimiz “Başka Dünyalar Mümkün” Varlık Yayınları'ndan çıktı. Türkiye'de ve dünyada ilk defa Ursula Le Guin'den Philip K. Dick'e, H. G. Wells'ten Isaac Asimov'a, J.G.Ballard'dan Samuel Delany'e, Stanislaw Lem'den Frederic Jameson'a edebiyat ve felsefenin büyük ustalarını bilimkurgu teması etrafından bir araya getiren kitap 2002-2005 yılları arasında basılı bir dergi olarak yayın yapan, ardından da yayınına http://www.davetsizmisafir.org web sitesinde devam eden Davetsiz Misafir yazar ve çevirmenlerince hazırlandı. K. Murat Güney'in editörlüğünü üstlendiği, Balca Arda'nın kapak çalışmasını yaptığı kitaba, Canay Özden, Fırat Bozçalı, Uğur Güney, Öznur Karakaş, Güçsal Pusar ve Elif Çopuroğlu çevirileriyle katıldı. Başka Dünyalar Mümkün kitabında yer alan makaleler dört ana başlık altında toplanıyor. Bunlar sırasıyla “Bilimkurgunun Tanımlanması”, “Ütopyalar ve Ütopyacılık”, “Philip K. Dick'in Dünyası” ve “1980 Sonrası Çağdaş Bilimkurgu ve Siberpunk”. Eserde ayrıca Türkiye’de bugüne kadar yayımlanmış bilimkurgu dergileri ve ABD’de yayımlanan bilimkurgu dergileri üzerine tanıtıcı yazılardan oluşan üç adet de kısa ek bulunuyor.
Kitabımızı www.ideefixe.com adresinden edinebilirsiniz.
Okumaya devam et

Gündem Gazetesi'nin Bir Kez Daha Kapatılmasını Kınıyoruz

gundem-kapatma.jpgİstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nin yeni Teröre Mücadele yasasını gerekçe göstererek 10 Eylül tarihi itibariyle Gündem Gazetesi'nin yayınını bir ay süreyle durdurma kararını kınıyoruz. 22 Temmuz seçimleri sonucunda oluşan tabloyu, Türkiye'de çoksesliliğin ve fikir özgürlüğünün zaferi olarak sunanların toplumun gözünü boyamaktan öteye gidemediklerinin bir göstergesi olan kararı, farklı düşünceye ve farklı düşünenlere yönelik yıllardır süren baskının ve tahammül yoksunluğunun sonucu olarak değerlendiriyoruz. Bilindiği gibi Gündem Gazetesi, daha önce de örgüt propagandası yaptığı gerekçisiyle 3 kez kapatılmıştı. Gazete 6 Mart 2007 tarihinde 30 gün, 9 Nisan 2007'te 15 gün, 12 Temmuz 2007'te 15 gün kapatma cezası almıştı. Daha önceki kapatma kararlarına karşı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde açılan davaların birinde suç olarak görülen yazılar ve haberler, düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilerek Türkiye mahkum edilmişti. Diğer kapatma kararları ile ilgili AIHM'de davalar sürüyor.

Siyahi Dergisi Yaz Sayısı Çıktı!

siyahi9_kapak.jpg
SİYAHİ YAZ 2007
İÇİNDEKİLER

CEMAL SELBUZ: Azatutyan Canaparhin Anarxistmi: Aleksander Atabekyan
PYOTR KROPOTKIN: Düzen Üzerine
AYDIN EKİM SAVRAN: Yerli Malı Anarşizm Batı Dışı Anarşizm Meselesine Hamaset Gütmeyen Bir Bakış
BÜLENT USTA: Durdurulamayan Diyalog 1
KÜRŞAD KIZILTUĞ: Toplumsal Radikalizmin Coğrafyası
AYŞE DENİZ TEMİZ: Yalnız Gezenin AB Düşleri ve Kitlenin Dehşeti “Harda bir elit görirem balam korkirem!”
CANAY ÖZDEN: Adı Konamayan Irkçılık Usulca Düşman Bellenenler ve Yaygın Pratikler
ALİ KARABAYRAM: Hangi Kentin Yerlisi?
K. MURAT GÜNEY: Türkiye’de Irkçılık ve Devlet
ELIZABETH A. POVINELLI: Utanmaksızın: Avustralya, Amerika Birleşik Devletleri ve ‘Yeni’ Kültürel Tekyanlılık
HADE TÜRKMEN: Fatsa Fikri Üzerine
GÜLSELİ İNAL: Mor Güneş
SİBEL YARDIMCI: Toplayıcılardan Ne İstiyoruz Biz? (veya) Toplayıcılar Bizden Ne İstiyor?
ONUR BAYSAL: İstanbul’un Gülsuyu ve Gülensu
Mahallelerinde, Planlamanın Mekân Siyaseti ve Direnişler
ENİS AKIN: Bir Gece Seninle Sınırı Aştık
EVRİM ALATAŞ: Allah Seni Star Etsin!
JACQUES RANCIÈRE: Cahil Hoca
NİL ÖZÇELİK: Batılı Kadının Bakış Açısıyla “Oryantalizm”: Lady Mary Wortley Montagu ve Demetra Vaka
MITCHELL VERTER: Öteki İnsanın Anarşisi: Levinas ve Anarşizm
ANDREW ROBINSON: Kurucu Eksikliğin Politik Teorisi: Bir Eleştiri
SADIK EROL ER: Emil Cioran Sözlüğü
KİTABÎ – TARIK AYGÜN: Anarşizm Neşesi

Hürriyet Gazetesi'nin Irkçı Yüzü

hurriyet.jpgBoğaziçi Üniversitesi Folklor Kulübü her sene kültürel çeşitlilikten, farklılıklar içinde barıştan dem vuran etkileyici dans-müzik performansları hazırlıyor. Bu senenin gösterisi beş dilde “Hepimiz” adını taşıyor; Rum, Kürt, Alevi, Ermeni ve Roman bölümlerinden oluşuyor. Bu durum 16 Mayıs 2007 tarihli birkaç gazetenin ilgisine mazhar olmuş olmalı ki, performans hele bir de yabancı bir heyet önünde sergilenip işin içine “Türkiye’yi tanıtma” iştigali girince performansı manşetlerine çıkarmışlar. Hürriyet gazetesi gösteride Kürtçe şarkılar söylenmesini, dansçıların “peşmerge kıyafetleri” olarak adlandırdıkları kıyafetlerle Nevruz ateşi üstünden atlamalarını, türbanlı bir kadının “Okuma hakkımı istiyorum” yazısıyla gösteride yer almasını hayrete düşmüş bir dille anlatıyor. Hele hele türbanlı bir kadının elektro gitar çalmasını hiç anlamlandıramıyor. İşin ilginci, gazete bu durumun neden Türk milletinin bekası için tehlike arz ettiği hakkında hiçbir yorum yapmaya gerek duymadan bu “küstah” olayları tasvir etmekle yetiniyor, yorumunu “Tuhaf Şov”, “Boğaziçi’nin Türkiyesi”, “Türban Şov” gibi manşetlerle belirtmekle yetiniyor. Daha ajitatif bir gazete ise (Takvim) heyecanına hâkim olamayarak tek kelime Türkçe konuşulmadığını haber içinde üç dört defa tekrar etmekte ve performansı “Şok Tanıtım” olarak tasvir etmekte. Ne de olsa Türkiye’ye dair söyleyebilecekleriniz hakkında yaratıcı olmanız gerekmez, kendi hikayenizden değil devlet babanınkinden ve Türkçe olarak bahsetmeniz gerekir.
Okumaya devam et

1 Mayıs Halklara Karşı AKP – TSK İttifakı

35962.jpg 1 Mayıs 2007 birçoklarımız için Türkiye’de iktidar ilişkilerinin nasıl işlediğinin bir kez daha ifşa olduğu bir gün oldu. Günlerdir süren cumhurbaşkanlığı seçimleri tartışması sırasında şiddetle çatıştıkları gözlenen AKP hükümeti ve karşısındaki CHP-TSK-Emekli Subaylar ittifakı, 1 Mayıs 2007 günü sokaklara dökülen emekliler, işçiler, işsizler, öğrenciler, sendikalılar karşısında aralarındaki sözde kavgayı şaşırtıcı bir ivedilikle unutup sokaktaki halklara el birliğiyle saldırdı.
Evet, 1 Mayıs 2007 günü Anayasa Mahkemesi’nin aldığı cumhurbaşkanlığı seçimlerini iptal kararı ve hemen akabinde erken seçimler konusunda sağlanan mutabakat ile günlerdir cumhurbaşkanlığı seçimleri dolayısıyla AKP ve TSK arasında süre giden danışıklı dövüş sona erdi. Koparılan onca fırtına bir anda yerini sükunete bıraktı. İktidarlar kendi aralarında anlaşmıştı. Tayyip Erdoğan ve Yaşar Büyükanıt buluşup tokalaştı. Aynı 1 Mayıs 2007 günü bu danışıklı dövüşü ifşa etmek, hükümet ve ordu arasındaki bu iktidar savaşının yoksulları daha yoksul, mağdurları daha mağdur, ezilenleri daha da ezilen kılmaktan başka bir işe yaramayacağını haykırmak için toplananlar ise susturulmaya çalışıldı.
1 Mayıs’ta İstanbul’da yaşananları “faşist devletlerde bile görülmemiş uygulamalar” olarak nitelendirenler ve o gün polisin uyguladığı vahşetten dolayı sadece İstanbul Valisi ve Emniyet Müdürü’nü suçlayıp onları istifaya davet edenler, vali ve emniyet müdürünün AKP’li İçişleri Bakanı Abdülkâdir Aksu’nun emri ve bilgisi dâhilinde hareket ettiğini gözden kaçırdılar. Zira birçoklarımız için son günlerdeki çıkışlarıyla AKP hükümeti, TSK’nin muhtıralarına karşı, darbe çığırtkanlıklarına karşı, emekli subayların dolduruşlarıyla Ankara’da ve İstanbul Çağlayan’da toplanan laikliğin, ayrımcı ve ırkçı bir Türklük tanımının fanatikçe ve adeta yobazca savunusunu yapanlara karşı, anlı şanlı bir demokrasi direnişinin sembolüydü.
Oysa nasıl da yanılmıştık bir kez daha.
Okumaya devam et