Söyleşi: Gediz Akdeniz
Dergimizin davetlisi olarak Boğaziçi Üniversitesi’ne gelen İstanbul Üniversitesi Fizik Bölümü Başkanı Prof. Gediz Akdeniz ile yaptığımız söyleşi:
Ben karmaşıklıktan başlamak istiyorum. Bu, pozitivist anlayışta kenara itilmiş, akılcılıktan uzak tutulmuş bir konu. Bu yüzden uzun zamandan beri bilim adamları tarafından önemsenmemiş. Ne zaman kaos teorisi… (“kaos”la, “kaos kuram”ı ifadelerini birbirinden ayrı tutmak lazım. “Kaos kuramı” ifadesini kullanınca konjunkture uygun bir kullanım oluyor. Oysa kaos çok önceden bilinen bir kelime ama bilim literatürüne çok geç girmiştir, çünkü bilim konjonkturunun dışında tutulmuştur. Bilimin de bir sistemizasyonu, konjonkturu var. Eğer bu konjonkturun dışında konuşuyorsanız hiç bir zaman yazdığınız makale ciddiye alınmaz, kimse sizi dinlemez ve hatta akademik ortamlardan dışlanırsınız.) Karmaşıklık kavramının ucu açık, yani karmaşıklık her zaman, her yerde olabilir, doğal veya yapay olabilir, sosyal sistemlerde olabilir. Bunların en önemli özellikleri Newtonsal paradigmaların dışında olmalarıdır, çünkü küçük ve büyük bileşenler birlikte dikkate alınır, aralarında hiyerarşik bir gruplama yoktur. (Newtoniyan paradigma derken Kopernik ve Galile ile başlayan düşünce sisteminin getirdiği çerçevelerden bahsediyorum ki bu temel paradigmalar kuantum fiziğinde de vardır. Bu anlamda kuantum fiziği bir devrim değildir.) düzenli veya düzensiz olabilirler, regüler olabilir veya olmayabilirler, her yerde onlarla karşı karşıyayız. Geleceğimizi çok önemli şekilde etkilerler. Bizim dışımızda da oluşabilirler.
Peki karmaşık olaylarla karşı karşıya gelince ne yapacağız? Onları bir kenara mı koyacağız, yoksa “bunları da artık düşünmemiz gerekiyor” mu diyeceğiz? Şimdi eğer, bu sistemleri bilimle anlamaya çalışırsak bazı ortak özelliklerini görürüz. Örneğin bunlar tersinemezler, yani geriye dönemezler. Açık sistemlerdir, kapatılamazlar ve denge durumları yoktur, dengeye gitme eğilimleri de yoktur, her zaman hareket halindedirler. Pozitivist düşüncenin en önemli yönünü de reddederler. Çünkü etki ve tepki arasında orantı yoktur. Bir ucu deterministtir, diğer ucu şanstır. Statik olabilirler, yapısal olabilirler, dinamik olabilirler.
Okumaya devam et